Amsterdam’daki Anne Frank evi ‘’Aynı yıldızın altında’’filminde Shailene Woodlay ile Ansel Elgort un ziyaretlerindeki sahnelerle dikkatimi çekmişti.Hazel in o dik merdivenlerden solunum yetersizliği sebebi ile çıkamamış olmasından ve yardım alarak tırmanmasından sonra…

Soykırım bana her zaman insanoğlunun negatif tarafının beslendiğinde neler yapabileceğinin en uç örneği olduğunu düşündürmüştür.

Allah insanı halifesi olarak yaratırken ona Cemal ve Celal manalarınıda yüklemiş ve kişi bu terkibinde hangisi ağır basıyorsa onu açığa çıkarmıştır.

Adolf Hitler in hangi yönünü açığa çıkardığını söylememe gerek yok sanırım!

Filmi izledikten 2-3 yıl sonra D&R da gezinirken en önde ve ortadaki indirimli kitaplar standında en üste gelişigüzel bırakılmış Anne Frank in Günlüğü kitabını görünce onu alıp okumam gerektiğini anladım.

Hatta bu gereklilikten emin olmak için stand görevlisini çağırıp kitaptan başka olup olmadığını sordum,bir süre araştırdıktan sonra stoklarda depoda olduğunu ve bunun buraya nasıl geldiğini bilemediğini söyleyince emin oldum.

Kitabı da o gözle okumaya başladım,neyi öğrenmem gerekiyordu?

13 yaşındaki tatlı Anne Frank in Arka Ev de Yahudi soykırımından ailesi ve diğerleri ile saklanırken yaşadıkları,hissettikleri,korkuları,umutları ilk başlarda sağlam dursamda ilerleyen sayfalarda derin sızılar duymama ve zaman zaman ağlamama sebep oldu..Zira orada saklanıp hayatta kalmaya çalışırlarken siz bir okuyucu olarak daha sonra onların neler yaşayacaklarını biliyorsunuz.

Yaradan Allah bizi işte böyle seyrediyor,mevcudiyetimizin gerçekte olmadığı bu çokluk aleminde yaşanan herşey ve oluş Allah ın kendi manalarını seyretmesidir ve onun gözünde herşey aslında olup bitmiştir.

Ve buradaki detaylar sadece onun bilmemizi istediği kadarını bilmemizin mümkünlüğü ölçüsünde anlaşılabilmektedir.

Gelelim Anne Frank ve ailesinin saklandığı o yıllardaki düşünce ve tutumları ile gerçekliği nasıl oluşturmuş olduklarına…

Okuyanlar bilir;baba Otto Frank genellikle selim,iyi niyetli,umutlu ve herşey düzelecek şeklinde bir tavır ve ailesine dostlarına kızlarına sevgi ile yaklaşımıyla dikkati çekmektedir.

Yani olumsuz düşünmemektedir,o nasılsa bir yolunu bulacaktır..ve nihayetinde o sekiz kişinin içinde toplama kamplarına düşmüş olmalarına rağmen sadece o hayatta kalabilmiştir.Ve kızının günlüğünü okuyunca kızının hiç tanımadığı derin iç dünyasını farketmiş ve hayatının geri kalanını bu günlüğü kitap haline getirmeye ve yayınlamaya adamıştır.

Ve Anne Frank,sevgili Anne,,,,siyah saçları,güleç yüzü,derin iç dünyası ve kırılgan ergen yıllarında çektiği acılarla insanı derin üzüntüye boğan Anne..!!

Anne Frank ise okul yıllarındaykende popüler olmayı seven bir çocuk ve tuttuğu günlüğü kitap yapmayı düşünen,yazmayı ve sesini duyurmayı hayal eden idealleri olan bir kız çocuğu..ve tam da düşündüğü gibi oluyor,ancak dilediği gibi ünlü olabilmesi için ne yazık ki Bergen Belsen toplama kampında Tifüs den ölmek zorunda kalıyor.Böylece çok daha ünlü oluyor,çünkü o günlüğü okuduğunuzda onun kurtulamadığını biliyor ve çok daha fazla etkileniyorsunuz!

Kuantum düşünce sistemindeki bilimsel gerçekler de,Bakara suresindeki 248.ayette de Allah şunu söylüyor ‘’zihinlerinizde ne varsa,saklasanızda açığa çıkarsanızda Allah sizdeki Hasiyb esması ile size onu bir gün yaşatacaktır’’

Ancak birşeyi dilerken ‘’en hayırlı şekilde’’olmasını dilemeyi unutmamak gerekir.

Sevgili tatlı Anne Frank evrensel yasaları bilseydi belki de kitabını yayınlamayı ve bir gün tüm dünyanın okuyacağı bir kitap haline gelmesini hayal ederken ‘’en hayırlı şekilde’’ deseydi ve öyle hayal etseydi belki de hayatta kalacaktı ve her nasılsa o günlük bir şekilde çok ünlü olacak ve kitleler tarafından soykırımın simgesi haline zaten gelecekti.

Ama o çok korkuyordu,yakalanacaklarını düşündükçe bembeyaz oluyor,nefesi kesiliyor ve tehlike geçince saatlerce kendine gelemiyordu.

Kitabı okurken Anne Frank ı ceketimin içine saklayıp oradan kurtarmak ve diğer yedi kişiyide kurtaracak kolluk kuvvetleri göndermek istedim.Ve onu kalbime sakladım.

Tüm soykırım kurbanlarına ve ailelerine derin saygılarımla,

Pınar Bekci

One reply on “ANNE FRANK VE KUANTUM DÜŞÜNCE SİSTEMİ

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir