Sene 2008,arabayı topuklu ayakkabıyla kullanmama imkan yok,sürüş esnasında  ablamın ‘’kotul’’ dediği ortopedik engelli ayakkabısı gibi bişey giyiyorum ve arabadan inerken topukluları giyiyorum.

Bilenler bilir arabada ayakkabı değiştirmek için direksiyon ile koltuk arasındaki boşluğu kullanmak zorundasınız ve bu alanı genişletmek için koltuğu geri almak istemezsiniz çünkü biz kızlar için koltuk ayarı ‘’altın oran’’ gibi bişeydir.Bozuldu mu düzeltilemez bişey!

Yeri ben seçmiştim,bu atılganlığımın sebebi elbette buluşma yerini arama zahmetinden kurtulmak idi.

Buluşacağım kişiyi çok önemsiyordum,daha doğrusu kendimi çok küçümsüyordum.Zira o yatı,özel uçağı ve yönettiği bir büyük dış ticaret şirketi vardı ve tv de sıklıkla Bloomberg gibi kanallarda konuşurdu.Çok genç olmasına rağmen ciddi ama havalı ve delice bir özgüveni vardı.

Elbetteki çapkının gözü doymazın tekiydi ama ben o gece o restaurantta loş ışıkta etrafta göz süzecek birilerininde olmayışı sebebiyle bunu anlayamayacaktım.

Beklerken bir koca şişe beyaz şarap ısmarladım,Çünkü biraz çakırkeyif olmadan onunla sekreteriymişim gibi konuşmamanın bir yolu yoktu ve ben onun beni önemsediğini ve işimde başarılı biri olarak değerlendirdiğinin de farkındaydım.

Aceleyle yuvarladığım bir iki kadehten sonra garsonların sarhoş olup olmadığımı anlamak için aralarında işaretleştikleri gibisinden konularda pirelenmeye başlamıştım.Zira birisi gözümün önünde  suyuma hapşırsa ‘’sorun değil’’diyecek kadar bir yüce gönüllülük sergilemeye hazırdım ve içimdeki özgüvensiz kız-adam daha da pısmış gibiydi.

Devam eden bir saat içerisinde muhatabım göründü,uzun boyuyla ve kasırgaları aratmayacak havasıyla gelerek beni selamladı ve garsonların –bana böyle davranmamışlardı,kesin kadın olduğum için!- derin saygı ve etkilenmiş bakışları arasında benimle el sıkıştıktan sonra yerine oturdu,ilk sözü’’geciktim,özür dilerim,yollarımızı kazdılar trafik fenaydı’’oldu!..ben geciktiğini farketmemiştim,demek rahatlayacağım diye bayağı içmiştim.

İlk işi garsondan ‘’rakı’’istemek oldu.Bu ; şarap isteyerek yanlış seçimde bulunmuş olduğumu çağırıştırdıysa da bunuda karizmamı çizenlerin dünyasına gönderdim.Bknz www.bilincaltinayolladiklarimizbizinasilyonetir.com

Geceye dair hatırladıklarım şakalaşma havasında geçen konuşmalar ve benim Sarah Jessica Parker mimiklerimdi,Sex and The City nin tüm serisine sahiptim ve Carry Bradshow un mimikleri ve bazı replikleri bana yapışmıştı.

Sıra hesap ödemeye gelince ,bir bayan nezaketinden çok pala bıyıklı bir mahalle muhtarı gibi ünledim ‘’asla olmaz’’,’’ben ödeyeceğim’’…

!!!!??????

‘’Hımmmm’’ dedi,’’demek sen ödeyeceksin’’,’’bu kadar hevesliysen buyur bakalım’’!!

Ben aslında o çıkışı,karşımdakinin ödemek için benden daha çok ısrar edeceğini düşünerek yapmıştım,meğer hiç gerek yokmuş,bunu kibarca söyleyebilirdim,o zaman garsona daha az rezil olurdum ve yan masadakilere..

Eğer ilk buluşmadaki muhatabınız zengin biri ise,sizin ona yıkılıp yıkılmayacağınızı anlamak ister,bu sebeple sizi sürekli kendisinin hesap ödediği bir düzene alıştırmak istemez.Oysa siz şanslılardansanız daha ilk yıllarınızda babanızın düzenine alışkınsanız ilk hesabı ödemek için atılımda bulunmayan bir erkeğe karşı biraz buruk hisler taşırsınız.

Sonraki yıllarda beni yakınında tutmak için bitişiğindeki iki katlı evi bana almak isteyecek ve hatta tedarikçisi olarak şirketime iş vermek sureti ile beni destekleyecekti ve yediğimiz yemeklerin %80 ini hep o ödeyecekti.

İlk buluşmada olanlar olacakların tamamı hakkında fikir vermeyebiliyor gördüğünüz gibi,ama görünen köy olarak gözümüze giren bazı önemli ipuçları veriyor,bunlar neler mi?Başka bir yazımızda buluştuğumuzda anlatacağım!.

Sevgiyle

Pınar Bekci

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir