Ev kadını olmamak için kendimi bildim bileli direnirim.Çünkü ev kadınları en ağır işi yapıyorlar.Mola yok,işlerinde bir düzen yok..takdir de edilmiyorlar,’’çalışmayanların günlük hayatı’’olarak algılanıyor yaptıkları iş.Büyük haksızlık!

Düşünün çalışan biri düzenli olarak öğle yemeği yiyor,o yemeği kendisi pişirmiyor,ama ev hanımları evin tüm o düzensiz işlerini yaparken yorulup bir de üstelik yemeğini kendi pişiriyor,ve hatta akşam yemeğini sadece kendisi için pişirmeyip eve dışarıdan gelen koca,çocuk vb her pişirileni beğenmeyen elemanlara servis veriyor.

Sayın ev hanımları,kurbanınız olayım yeteneğinizin olduğu alanı bulup bundan para kazanın.Sadece örgü mü örüyorsunuz,tamam! Sıradışı bir şey örün..(sıradışı dediysek ,meme ucu kapsülü ya da penis kılıfı örmezseniz iyi olur)

Sene 2005 ve o senelerde İstanbul a o biçim kar yağıyor,bizimkisi açık otopark ve arabaya ulaşana kadar kar dizlerime kadar geliyor!

O sabah uyandığımda camdan gelen beyaz ışığın kar yağdığını,iyice kapladığını gösteren bir ışık olduğunu anladığımda evde kalacağım işe gidemeyeceğim diye dehşete düşüp kendimi yataktan attım.Gözlerim kocaman olmuş şekilde pijamamın biri yukarıda biri aşağıda hemen salona daldım.

O sırada bizde misafir olan ablamla kocası salonun öbür ucunda uyuyorlar.

Onlara duyurmadan cumbanın ucundan arabaya bakıp onu yerinden nasıl kımıldatacağımın hesaplarını yapacağım..eğer beni farkedip bir uyanan olursa ilk edeceği laf’’Pınar bugün sakın arabayı çıkarma,bu havada yola çıkılmaz’’olacak ve diğerleri onu destekleyecektir.

Neyseki üzerimi alelacele giyip kimseyi uyandırmamayı başararak elime bir maşrapa sıcak su alıp asansöre seğirttim.

Otoparkta arabasına zincir takan adamlar var,cebelleşiyorlar ve çoluk çocuk ve hanım da yardım ediyor.

Bende çoluk çocuk hanım türünden eleman olmadığı için önce camlara elimdeki buharı tüten kaynamış suyu maşrapadan boca ediyorum,ancak sadece dökebildiğim yüzeylerde bir hareketlenme olabiliyor.

Etrafa bakıyorum,zincir takmaya gerek görmüyorum,zaten gerek görsemde takamam,hatta zincirim de yok!

Kar,lastiğin yanak boyunu geçmemişken bu temkinli tavukların neden zincir takmaya bocaladıklarınıda anlamıyorum..

Lastik etrafındaki karları botumla sağa sola sepeledikten sonra arabaya oturuyorum,o yıllardaki arabam Clio Symbole,davul gibi bir araba,altından hava geçiyor,öyle ağır bişey değil tonaj açısından.Virajlarda falan acayip savruluyor,yol tutuşu berbat!

Arabayı çalıştırıp birinci vites ile yavaş yavaş düz otoparktan çıkıp hemen sola yokuş aşağı dönüyorum,araba vites istediği için bağırmaya başlayınca ikinci vitese takmamla araba hızlanıyor ve bir anda lastikler aynı yoldan daha önce geçen arabanın lastik izine kilitlenip doğruca hafif sola kavis yaparak epeyce gidip,yolun solundaki kaldırıma toslamış bir arabaya arkadan bindiriyor.!!!

Ploffff diye bir ses çıkıyor,vurduğum arabanın içinde dört tane zebellah gibi adam var,ben vurunca arabanın içinde buharlanmış camlardan görebildiğim kadarı ile bir debelenmeye oluyor ve kapılar açılıyor,adamlar iniyor ve şoför olan bana bakıp ellerini yana doğru açıp ‘’Hoş geldiniiiizzz’’ diyor!

Önce bu kazanın onların lastik izine kilitlenmiş olan arabamın lastiklerinden bahsedip onları suçlayacak oluyorum ama sonra vazgeçip direksiyonun arkasına pısıyorum..

Adamlardan biri cama yaklaşıp eğilerek’’İyi misiniz hanfendi’’ diyor..Ben kaşlarım çatık şekilde,’’Hay Allah yaaa diyerek karizmayı kurtarma peşindeyim,’’Ya bu bir anda nasıl oldu böyle’’falan deyip sızlanıyorum.

Allahtan geçenlerde trafik polisinin yüzüne doğru çığlık atan öğretmen gibi ortalığı velveleye vermemişim.

Adamcağız bakıyor ki ben arabayı geri çekemiyorum,izin verirseniz ben halledeyim deyip gelip direksiyona oturuyor,arabayı geri çekince çarpmanın etkisiyle laterna gibi kıvrılan yan bakalitlerim düzeliveriyor!

Teşekkür edip yola devam ediyorum,ama tırstığım için daha fazla devam edemeyip ilerde sağda durup soğuktan burnum düşene kadar arabada oturuyorum,tek amacım kös kös eve dönüp ev hanımı gibi evde oturmamak!

Bütün bunlar ev hanımı olmaktan korktuğum için oldu!

Hatta o kadar korktumki,yıllar sonra bir şirketi yönetirken birine aşık olup onun gömleklerini ütülemeye,donlarını yıkamaya ve klozetini lavabolarını ovmaya gönüllü oldum!

Korktuğum herşey başıma geldi!.Evrenin yasaları istisnasız işler!

Bakara suresi 248.ayet ‘’Bilinçlerinizde ne varsa,saklasanız da açığa çıkarsanız da Allah sizdeki Hasiyb esması ile onu size bir gün yaşatır’’

Kişisel gelişimcilerin ‘’Düşünerek yaratırsın’’ dedikleri şeyde işleyen Allah’ın yasası budur.

Sevgiyle ,

Pınar Bekci

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir